
"Kıbrıs meselesinde irtifa kaybediyoruz, Annan Planı'ndan daha vahim bir süreçle karşı karşıyayız"
Güncelleme:
TBMM'de İYİ Partili Çömez, Kıbrıs meselesinde Türkiye’nin diplomatik alanda zemin kaybettiğini savunarak, iki devletli çözüm anlayışının zarar gördüğünü ve Kıbrıs’a altyapı yatırımlarından çok güçlü diplomasiyle sahip çıkılması gerektiğini belirtti.
TBMM Genel Kurul'un dünkü toplantısında grupların TBMM Başkanlığına sunduğu önerge görüşmeleri de yapıldı. Bu bölümde Yeni Yol Grubu'nun, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uluslararası alanda tanınmaması ile maruz kaldığı izolasyon ve ambargoların değerlendirilmesi" amacıyla verdiği genel görüşme önerisi görüşüldü. Önerge görüşmeleri sırasında AK Parti ve İYİ Parti arasında, "Kıbrıs" tartışması yaşandı. Sonrasında yapılan oylamada önerge, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
KAYA: YUNANİSTAN VE GÜNEY KIBRIS AB'NİN ÖNÜNDE AYAK BAĞINA DÖNÜŞTÜ
Önerinin gerekçesini açıklamak üzere Yeni Yol Partisi Grubu adına İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, 2004 Annan Planı referandumuna ilişkin iktidarı eleştirerek, "Kabul edin, 2004 Annan referandumunda tuzağa düştünüz. Orada söylediğiniz üç tane şey vardı: 'Çözümsüzlük çözüm değildir.' 'Kazan kazan politikasını işleteceğiz.' ve 'Türkiye masadan kaçan taraf olmayacak.' dediniz. Aradan şu kadar sene geçti, o gün sizin Türkiye'ye, daha doğrusu, Türkiye olarak Kıbrıs Türk halkına 'Evet' deyin, buradan kazançlı çıkacaksınız.' mesajı vermiş olmanıza rağmen bugün Avrupa Birliği, Güney Kıbrıs'ı 'Kıbrıs Cumhuriyeti' adı altında Avrupa Birliği'ne üye yaptı ve bugün biz maalesef bu izolasyonlarla karşı karşıya kaldık." dedi.
Kaya, "Ercan Havaalanı'nın uluslararası uçuşlara açılacağına dair söz verdiler, yerine getirmediler. '259 milyon euro hibe yardım yapılacak.' dediler, bunları yerine getirmediler. Yunanistan ve Güney Kıbrıs şu anda Avrupa Birliği'nin önünde bir ayak bağına dönüştü ve Türkiye'nin Avrupa'yla olan ilişkilerini zehirlemeye devam ediyor." ifadelerini kullandı.
TBMM Genel Kurulu'nda ayrıca, İYİ Parti Grubu adına Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, DEM Parti Grubu adına Muş Milletvekili Sezai Temelli, CHP Grubu adına Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de söz aldı.
ERDEM: KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ'NİN MÜSTAKİL BİR DEVLET OLMASI İÇİN BİRÇOK ŞEY YAPTIK
Önerge üzerine söz alan AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile ilgili tüm partilerin ortak bir hassasiyeti olduğunu belirterek; ancak dünyaya bakıldığında tanınmanın mı güvenliğin mi önemli olduğunu sorguladı; "Tabii ki tanınsın ancak bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dünyadaki en güvenli adalardan biri" dedi.
Erdem, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, güvenlik açısından hiç kimsenin yanına dahi dokunamayacağı Türkiye'nin garantörlüğündeki bir ülkedir, bu çok önemlidir, tanınmanın da ötesindedir gelinen noktada" ifadelerini kullandı.
KKTC'nin İslam İş Birliği Teşkilatına üye olduğunu, Azerbaycan Milli Meclisi ile dostluk grubu kurduğunu ve Birleşmiş Genel Sekreteri'nin (BM) Kıbrıs ziyaretinin önemli olduğunu belirten Erdem, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin müstakil bir devlet gibi olması, bağımsız, özgür ve her hakkına sahip bir devlet olarak yol alması için 20 yıl civarında birçok şey yaptık." diyerek, su, Ercan Havaalanı, cumhurbaşkanlığı ve meclisi binaları projeleri ve doğal gaz anlaşmasına değindi.
ÇÖMEZ: KIBRIS MİLLİ DAVAMIZ, ANCAK HATİBİN SARAY VE ALTYAPILARDAN BAHSETMESİ HAZİNDİR
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, AK Parti'li Erdem'e cevap vermek için söz aldı. Çömez, "Kıbrıs bizim milli davamız ancak hatibin Türkiye'nin yıllardır oraya yaptıklarını sıralarken yapılan saraylardan veya altyapıdan bahsetmesi hakikaten çok hazindir. Türk cumhuriyetleri ne yazık ki Güney Kıbrıs Rum kesimini tanıdılar, orada büyükelçilikler açtılar. Yıllardır 'mavi vatan' dedik durduk, mavi vatana şimdi Rumlar NAVTEX ilan ettiler, Almanya'nın bize dayattığı Sevilla Haritasıyla oradaki sondaj gemilerimizi çektik ve şu anda bizim mavi vatan tezlerimizin olduğu yerlerde, kara sularda Rumlar sondaj yapıyor. Yanı sıra, BM Genel Sekreterinin Ada'ya gelişini çok mühim bir mesele olarak takdim etti. Ama kimin için mühim? Bizim için değil, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için değil. Rumlar için çok mühim." dedi.
Çömez, Genel Sekreter'in ziyareti öncesinde Avrupa Birliği Komisyonu tarafından Türkiye aleyhinde bir rapor yayımlandığını ifade ederek, söz konusu raporda Türkiye'nin Kıbrıs'ta "işgalci" olarak nitelendirildiğini ifade etti.
BM Genel Sekreteri'nin özel temsilcisi tarafından hazırlanan taslak rapora da değinen Çömez, bu taslağın Annan Planı'ndan daha olumsuz sonuçlar doğurabilecek nitelikte olduğunu savunarak, "Annan planından daha vahim bir rapordur." dedi. Çömez, taslakta Türkiye'nin adadaki askeri birliklerini geri çekmesi, güvenlik sorumluluğunun NATO'ya devredilmesi ve bazı bölgelerden çekilmesine yönelik düzenlemelerin yer aldığını savundu.
Bu gelişmelerin, uzun yıllardır savunulan iki devletli çözüm anlayışına zarar verdiğini kaydeden Çömez, kamuoyunun Kıbrıs meselesindeki son gelişmeler hakkında doğru şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
"Kıbrıs meselesinde önemli irtifa kaybediyoruz" diyen Çömez, hükümete çağrıda bulunarak, "Oraya kurduğunuz saraycıklarla veya yaptığınız altyapı yatırımlarıyla değil, diplomatik gücünüzle Kıbrıs meselesine sahip çıkın. Hep beraber sahip çıkalım" ifadelerini kullandı.
ERDEM: KURUMLARI OLMAYAN BİR DEVLET OLUR MU?
Ardından yeniden söz alan AK Parti'li Erdem, "Kuzey Kıbrıs, Sayın Çömez, İngiliz Valisinin bulduğu bir binada mı cumhurbaşkanlığına devam etsin? Bir tütün fabrikasında mı meclisi olmalı, kurumları olmayan bir devlet olur mu, bunlardan söz etmekten niye rahatsız oluyorsunuz? Ben BM Genel Sekreteri’nin Ada'ya gelmesinden bir şey çıkmayacağını, yolumuza devam edeceğimizi söylemedim mi, neden çarpıtıyorsunuz bu lafları?" dedi.
ÇÖMEZ: MAVİ VATAN'DA GEMİLERİMİZ NEREDE?
Genel Kurul'da tartışmalar sürerken İYİ Partili Çömez, "Orada kaç tane Türk cumhuriyeti Güney Kıbrıs Rum kesiminde büyükelçilik açtı. Neredesiniz siz, niye mani olamadınız, niye engel olamadınız? Söyleyecek lafınız yok. Bana tanıyan bir tane devlet gösterir misiniz? Azerbaycan'dan bahsediyorsunuz, dostluk grubundan bahsediyorsunuz. Bu Kıbrıs'ı tanıtamadınız yıllardan beri. Şimdi Annan Planı'nı dayatıyor. Adam gelmiş oraya ondan bahsediyorsunuz. Bana söyleyin, bizim 'Mavi Vatan' dediğimiz yerde gemilerimiz nerede?" değerlendirmesinde bulundu.
GÜL: YENİ KEŞİFLERLE KIBRIS'TA SONDAJ ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDECEK
Ardından AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül yerinden konuştu. Gül, "Mavi Vatanda sondaj gemilerimiz, bugün Karadeniz'de. Karadeniz de mavi vatandır. Karadeniz'de de tüm çalışmalarını sürdürüyor. Oradaki üretim kapasitemizi artırıyoruz. Yeni keşiflerle beraber yine Doğu Akdeniz'de, Kıbrıs'ta sondaj çalışmalarımız elbette devam edecek, Somali'de de devam ediyor. O yüzden, bizim hiçbir iddiamızdan vazgeçmemiz mümkün değil. Daha da güçlü iddiayla, Kıbrıs Türkü egemen, eşit bir devlet oluncaya kadar onların yanında olmaya, kurumlarımızla, mekanlarımızla devlet dairelerimizde yanında olmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
ÇÖMEZ: NEDEN MAVİ VATANDAKİ GEMİLERİMİZİ ÇEKTİNİZ?
Bunun üzerine İYİ Partili Çömez, "Türk cumhuriyetleri gittiler, Güney Kıbrıs Rum kesiminde Türkiye'yi işgalci tanıyarak büyükelçilik açtılar, neden diyorum? Diyorsunuz ki, 'Orası hala mavi vatan.' İkinci sorum: madem bizim mavi vatanımız neden oradaki gemilerimizi geri çektiniz, birini Somali'ye, birini Karadeniz'e gönderdiniz?" diye konuştu.
GÜL: ORUÇ REİS DOĞU AKDENİZ'DEKİ ÇALIŞMALARINA DEVAM EDECEK
Tartışmalar sürerken konuşan AK Parti'li Gül, "Bugün Oruç Reis Anamur sahasında çalışmalarını sürdürmektedir, 29 Temmuz’a kadar bu çalışmalarını tamamlayacak, akabinde de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sahasında, Doğu Akdeniz'de çalışmalarına devam edecektir" dedi.
ÇÖMEZ: MAVİ VATAN'DA RUMLAR ARAMA SONDAJ YAPIYORLAR
İYİ Partili Çömez, Türkiye'nin Kıbrıs'taki her mücadele ve çabaya destek vereceklerini, ancak eleştirilere kulak verilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bugün bizim 'Mavi Vatan' dediğimiz yerde Rumlar arama sondaj yapıyorlar ve bu sondajları da Amerikan ve Katar enerji şirketleriyle yapıyorlar. Güney Kıbrıs Rum kesiminde 5 tane Türk cumhuriyeti büyükelçilik açtı ve orada Türkiye'yi 'işgalci' tanıyan kararların altına imza attılar. Rum kesimi, şu anda İsrail'le Yunanistan'da pek çok enerji anlaşmaları, askerî savunma anlaşmaları yaptı, ada artık bir silah üssüne dönüştü; bizim itirazımız buna, altını çizdiğimiz konular bunlar." değerlendirmesinde bulundu.
EKMEN: TÜRKİYE'NİN KIBRIS'A DESTEĞİ BİNALARDAN ÖNCE HUKUK VE DÜZENİN EGEMEN OLMASINI SAĞLAMAK OLMALIYDI
Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen ise KKTC'ye desteğin yalnızca bina yatırımlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin sadece cumhurbaşkanlığı değil, sair kurumsal binalara da kavuşması övünç duyulacak bir şeydir; ama biz doğrusu Türkiye Cumhuriyeti devletinin Kıbrıs'a vereceği desteğin binalardan önce orada hukukun, ahlakın, düzenin egemen olmasını sağlamasını beklerdik." dedi.
Ekmen, "Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde milletvekilleri siyaset eliyle üretilen fuhuş çetelerinin hesabını sormaktadır. Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Türk mafyasının bir arka bahçesine dönüştürülmüştür. Biz bunlarla ilgili adli ve siyasi tedbirlerin öncelikle alınmasını bekliyorken yapılan binalarla övünülmesi kabul edilecek bir durum değildir" ifadelerini kullandı.






























Yorum Yap
Tüm Yorumlar