KAYAD'dan "Sana İnanıyorum" kampanyası: Konuşmak cesarettir, sessizlik failleri korur

12 Temmuz 2026

Güncelleme: 12 Temmuz 2026

A
A

KAYAD, cinsel taciz, saldırı ve istismar mağdurlarının güvenli bir ortamda yaşadıklarını paylaşabilmeleri ve hukuki süreçlere erişebilmelerini desteklemek amacıyla "Sana İnanıyorum" kampanyasını başlattı.

ZgotmplZ

Kadından Yaşama Destek Derneği (KAYAD), cinsel taciz, cinsel saldırı ve istismar mağdurlarının yaşadıklarını güvenli bir ortamda paylaşabilmeleri ve hukuki süreçlere erişebilmelerini desteklemek amacıyla "Sana İnanıyorum" kampanyası başlattı.

KAYAD, başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere cinsel şiddet mağdurlarına, yaşadıklarını güvenle paylaşmaları çağrısında bulundu. Dernek, "Konuşmak cesarettir, sessizlik failleri korur. Dayanışma ise adaletin en güçlü başlangıcıdır." mesajını verdi.

Dernekten yapılan açıklamada, başvuruda bulunan mağdurlara hukuki ve psikososyal destek sağlanacağı ve şikayet sürecinin birlikte yürütülebileceği kaydedilerek, mağdurların 0533 824 14 14 numaralı telefondan KAYAD'a ulaşabileceği belirtildi.

Açıklamada, polis soruşturmalarının çocuk haklarına ve toplumsal cinsiyete duyarlı bir anlayışla yürütülmesi, delillerin titizlikle toplanması, mağdurların güvenliğinin sağlanması ve soruşturma süreçlerinin eksiksiz yürütülmesi çağrısında bulunuldu.

Özgür Gazete'nin geçen hafta gündeme taşıdığı, Girne'de meydana geldiği iddia edilen "istismar" olayının zanlısı 64 yaşındaki N.B. (E), cuma günü Girne Kaza Mahkemesi'ne çıkarılmıştı.

 

Zanlı, İngiliz uyruklu hayat arkadaşının 12 ve 15 yaşlarındaki iki kız çocuğunu istismar etmekle suçlanıyor. Çocukların annesinin polise yaptığı şikayetin ardından aynı gün Güney Kıbrıs'a kaçmıştı. Annenin, Türk ve Rum kadın örgütlerinin desteğiyle Güney Kıbrıs'ta da şikayetçi olması üzerine N.B. hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı.

 

Günlerce aranan N.B.'nin, Rum polisinin kaldığı eve düzenlediği operasyonun ardından bu kez Rum polisinden kaçarak Kuzey Kıbrıs'a geçmiş ve burada polise teslim olmuştu.

 

Cuma günü mahkemeye çıkarılan zanlı hakkında mahkeme, 3 gün tutukluluk emri vermişti.

"SESSİZLİK FAİLLERİ KORUYAN EN ÖNEMLİ UNSURLARDAN BİRİ"

Yakın zamanda Lapta'da iki kız kardeşin, annelerinin partneri tarafından cinsel tacize uğradığına yönelik açıklamalarının ardından üç kişinin daha aynı kişi tarafından tacize uğradıkları yönünde şikayette bulunduğu anımsatılan haberde, kampanyanın bu olayın ardından geçmişte mağdur edilmiş olabilecek kadınlara ve çocuklara ulaşma hedefiyle başlatıldığı kaydedildi.

Mağdurların yaşadıklarını paylaşmasının yalnızca bireysel adalet arayışına değil, başka mağdurların ortaya çıkmasına ve yeni suçların önlenmesine katkı sağlayabileceği vurgulanan açıklamada, "Sessizlik failleri koruyan en önemli unsurlardan biridir. Hiçbir mağdur yalnız değildir." denildi.

"ADALET SİSTEMİ, MAĞDURLARI YENİDEN TRAVMATİZE EDEN DEĞİL, ONLARI KORUYAN VE GÜÇLENDİREN BİR YAPIDA OLMALI"

Açıklamada, dünyada cinsel taciz ve cinsel istismar vakalarının yalnızca yaklaşık yüzde 3’ünün mahkumiyetle sonuçlandığı belirtilerek, düşük mahkumiyet oranlarının mağdurların adalete erişimde karşılaştığı zorlukları ortaya koyduğu ifade edildi.

Kampanyayla, cinsel şiddet mağdurlarının adalet sistemine başvururken karşılaştığı yapısal sorunlara da dikkat çekildiği kaydedilen açıklamada, Lapta’daki olayda da anne ve kızlarının başvurdukları kurumlarda karşılaştığı zorlukların altı çizildi.

Kadınların ve çocukların polis karakollarında ikincil travmaya, önyargılı yaklaşımlara ve caydırıcı uygulamalara maruz kalmasının, mağdurların şikayetçi olmaktan vazgeçmesine yol açabildiği belirtilen açıklamada, "Adalet sistemi, mağdurları yeniden travmatize eden değil, onları koruyan ve güçlendiren bir yapıda olmalıdır." denildi.

KAMU KURUMLARINA ÇAĞRI… "SORUŞTURMALAR, ÇOCUK HAKLARI VE TOPLUMSAL CINSIYETE DUYARLI BIR ANLAYIŞLA YÜRÜTÜLMELİ

Açıklamada, polis soruşturmalarının çocuk haklarına ve toplumsal cinsiyete duyarlı bir anlayışla yürütülmesi, delillerin titizlikle toplanması, mağdurların güvenliğinin sağlanması ve soruşturma süreçlerinin eksiksiz yürütülmesi çağrısında bulunuldu.

"Kimse inanmaz", "Kanıtlayamaz" ve "Boşuna uğraşma" gibi mağdurları susturan kalıp yargılarla mücadele edilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, cinsel şiddetin bireysel değil toplumsal bir sorun olduğu belirtildi.

KAYAD açıklamasında, mağdurların suçlanmadığı, desteklendiği ve güçlendirildiği bir toplumsal kültür oluşturulmasının hedeflendiği vurgulandı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR


Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.

Tüm Yorumlar