
İki çocuğunun ölümüne neden olmakla suçlanan baba, sonraki duruşmaya kadar tutuklu kalacak
3 Temmuz 2026
Güncelleme: 3 Temmuz 2026
Güney Kıbrıs'ta bir araçta ölü bulunan 8 ve 10 yaşındaki iki çocuğun babası mahkemeye çıkarıldı. Mahkeme, kaçma riski ve suçlamaların ciddiyeti nedeniyle babanın tutuklu kalmasına karar verdi.
Cyprus Mail
Pazar günü, Güney Kıbrıs'ta Dikelya bölgesindeki Ksilofagu'da, park halindeki bir otomobilde ölü bulunan 8 ve 10 yaşındaki iki çocuğun babası İngiliz Üsler Mahkemesi'ne çıkarıldı.
Philenews'te yer alan habere göre, 30 yaşındaki Bulgaristan vatandaşı baba aleyhine, tedbirsiz ve dikkatsiz davranış nedeniyle ölüme neden olma suçlamaları yöneltildi. Davanın bir sonraki duruşması 16 Temmuz tarihine ertelendi.
Çocuklar, babalarının pazar sabahı Limasol'daki işine gitmesi, 38 yaşındaki hayat arkadaşının da işe gitmesi nedeniyle gözetimsiz kalmıştı. İlk etapta gözaltına alınan kadın ise çarşamba günü herhangi bir şart uygulanmadan serbest bırakılmıştı.
Mahkemede aktarılan bilgilere göre baba, 28 Haziran Pazar günü saat 04.30 sıralarında Limasol'daki işine gitti ve çocukların hayatını kaybettiğinin hayat arkadaşı tarafından fark edilmesinin ardından Ksilofagu'daki evine döndü.
Suç Araştırma Dairesi'nin (CID) yürüttüğü soruşturma kapsamında elde edilen bulgular doğrultusunda, baba hakkında daha ağır suçlama yöneltilmesine karar verildi.
Savcılık temsilcisinin mahkemeye aktardığına göre, soruşturmada elde edilen ifadeler, sanığın işten çıktıktan sonra doğrudan evine dönmediğini, bunun yerine mahkemede süresi belirtilmeyen bir süre boyunca başka bir yere gittiğini ortaya koydu.
Temsilci, "Güvenlik kamerası görüntülerine göre eve gitmiş olsaydı bu trajedi önlenebilirdi." diyerek, kaçma riski bulunduğu gerekçesiyle zanlının tutukluluğunun devamını talep etti.
Savcılık ayrıca, sanığın olay günü alkol tüketmiş olabileceğine işaret eden delillere de değindi. Buna göre sanık, işini tamamladıktan sonra doğrudan evine gitmek yerine alkol satın almaya gitmişti.
Savunma ise bu talebe karşı çıkarak sanığın kaçmayı planladığına dair herhangi bir kanıt bulunmadığını ve Kıbrıs ile uzun yıllara dayanan güçlü bağlara sahip olduğunu savundu.
Sanığın avukatı Adriana Klaidi, müvekkilinin sabah 05.30'da evden ayrıldığını ve çocukların gözetimsiz bırakılmadığını savundu. Avukat, sanığın kardeşinin evde bulunduğunu ve düzenli olarak çocukları kontrol ettiğini öne sürdü.
Klaidi, müvekkilinin yöneltilen tüm suçlamaları reddettiğini, olayın ardından sanığın olay yerinden ayrılmadığını ve polisle tam iş birliği yaptığını belirterek, bu davranışın kaçma niyetiyle bağdaşmadığını savundu. Ayrıca sanığın sabıka kaydının bulunmadığını, kardeşleri ile kuzeninin de Kıbrıs'ta çalıştığını hatırlattı.
Avukat, sanığın adli kontrol şartları uygulanarak serbest bırakılmasını talep ederek, "Büyük bir trajedi yaşıyor; çocuklarını kaybetti. Kefaletle serbest bırakılması gerektiğini düşünüyorum" dedi.
Mahkemeye, sanığın kefalet için yaklaşık 1500 euro birikimi bulunduğu ve ayrıca başka bir kaynaktan 5 bin euro temin edebileceği aktarıldı.
Ancak Mahkeme Yargıcı Carl Gunsley bu talebi reddederek sanığın yargılama başlayıncaya kadar tutuklu kalmasına karar verdi.
Gunsley, "Bu korkunç bir trajedi. Ancak suçlamaların ciddiyeti nedeniyle sanığın kaçmayacağından emin olmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Kararını açıklayan yargıç, çocuklarının hayatını kaybetmesine atıfta bulunarak sanığın Kıbrıs'taki bağlarının "elbette büyük ölçüde ortadan kalktığını" söyledi. Bununla birlikte, "Sanığın çocuklarını kaybetmenin acısını yaşadığını küçümsemiyorum." ifadelerini kullandı.
Ancak davada belirleyici unsurun suçlamaların ciddiyeti olduğunu vurgulayan yargıç, "Kefalete itiraz edilmesinin tek nedeni sanığın kaçma ihtimalidir; yani yeniden mahkemeye çıkmama riskidir. Mevcut bilgileri değerlendirerek elimden geldiğince bir sonuca varmam gerekiyor. Şu anda elimizde bulunan deliller güçlüdür. Bunlar arasında güvenlik kamerası görüntüleri, plaka tanıma sistemi kayıtları ve diğer deliller yer alıyor" dedi.
"Kural olarak, belirli ve kabul görmüş gerekçeler bulunmadıkça kefalet vermem gerekir" ifadelerini kullanarak, serbest bırakılması halinde duruşmaya katılmama yönünde gerçek bir risk bulunduğunu belirten yargıç, sanığın kuzey bölgesine gitmesi halinde geri getirilmesinin güç olacağını da değerlendirmesinde dikkate aldığını söyledi.
"Sanık, suçlamaların ciddiyetinin farkında ve kanaatime göre kaçması için güçlü bir gerekçeye sahip" diyen yargıç, "Bu riski ortadan kaldırabilecek herhangi bir kefalet şartının yeterli olacağını düşünmüyorum" ifadelerini kullandı.
Mahkeme, sanığın 16 Temmuz'a kadar tutuklu kalmasına karar verdi.
Duruşmanın başında yargıç, İngiltere ve Galler hukukunda yer alan haberleştirme kısıtlamalarına değinerek basın özgürlüğü konusunu da gündeme getirdi.
Duruşmanın ardından açıklama yapan avukat Klaidi, mahkemenin sanığın Dikelya İngiliz Üsleri bölgesiyle yeterli bağının bulunmadığı kanaatine vardığını ve bu nedenle 16 Temmuz saat 09.00'a kadar tutuklu kalmasına karar verdiğini söyleyerek, davaya İngiltere'den gelecek kıdemli bir yargıcın bakacağını da belirtti.
Müvekkilinin sağlık durumuyla ilgili bir soruya ise, "Psikolojik durumu çok kötü. Ne yazık ki bu karar nedeniyle çocuklarının cenazesine katılmak üzere Bulgaristan'a gidemeyecek." yanıtını verdi.
SORUŞTURMA HAKKINDA
İngiliz Üsleri Polisi, geçen pazar yaşanan olayda neler olduğuna ilişkin olayın büyük ölçüde aydınlatıldığını açıkladı. Buna göre soruşturmada en önemli bulgular, hareket algılamasıyla çalışan güvenlik kamerası kayıtlarından elde edildi.
Yetkili kaynaklara göre kamera kayıtları, çocukların saat 12.10'da apartmanın avlusunda oynadığını, yaklaşık saat 14.30'da ise otomobile bindiğini gösteriyor. Çocuklar saat 17.30'dan sonra üvey anneleri tarafından aracın arka koltuğunda bilinci kapalı halde bulundu.
Soruşturmaya göre çocuklar, yaşadıkları apartmanın açık otoparkında park halinde bulunan otomobile arka taraftaki açık kalan bir kapıdan girmeyi başardı. Philenews'in daha önce ortaya çıkardığı teknik incelemeye göre, söz konusu kapıda arıza bulunuyordu. Bu nedenle araç kilitlenmiş olmasına rağmen arka kapı kilitlenmemişti.
Çocukların daha sonra aracın içinde kilitli kaldığı ve çocuk güvenlik kilidi devrede olduğu için dışarı çıkamadıkları değerlendiriliyor.
Çocukların henüz tespit edilemeyen kesin ölüm nedenleri ise cenazelerden alınan örnekler üzerinde yapılan bilimsel incelemelerin tamamlanmasının ardından belirlenecek.
Çocukların cenazeleri, masrafları Rum Yönetimi tarafından karşılanmak üzere Bulgaristan'a gönderilecek.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.






























Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar