
Geminin kaptanı 10 yıl ara vermiş, ehliyeti 3 bin 500 dolara yurt dışından almış
Güncelleme:
9 zanlıdan geminin kaptanı, polise verdiği ifadesinde kaptanlığa 10 yıl ara verdiğini, ardından kaptanlık belgesini Honduras’tan 3 bin 500 dolar karşılığında aldığını ve Yunanistan’dan denklik belgesi temin ederek belgesini yenilediğini söyledi.
Filo Denizcilik'e ait Filo Jet yolcu feribotunun 30 Ağustos Pazar günü Girne Turizm Limanı'ndan Mersin'deki Taşucu Limanı'na gitmek üzere öğle saatlerinde hareket etmesinden kısa süre sonra yan yatarak batması sonucu yaşanan faciayla ilgili tutuklanan 9 zanlı, bugün yeniden Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.
Zanlılardan şirket direktörü A.Ö. (zanlı 1), geminin birinci kaptanı M.Ö. (zanlı 2), ikinci kaptanı M.S. (zanlı 3-K) ile birinci makinist Z.Ö. (zanlı 4), ikinci makinist M.G. (zanlı 5) ile gemi mürettebatları S.E. (zanlı 6), Q.Q. (zanlı 7), V.H. (zanlı 8), ve R.İ.'nin (zanlı 9) aleyhine "tedbirsizlik ve ihmalkarlık sonucu ölüme sebebiyet verme" suçlaması getirildi.
Zanlıların soruşturma kapsamında 8 gün daha poliste tutuklu kalmalarına emir verildi.
Mahkemede ayrıca, Filo Jet'in Türkiye'den gelen şirket avukatları da davayı takip etti.
Polis, bugünkü duruşmadaki beyanında katamaran cinsi geminin 4 deniz mili açıklıkta sol kızak uç kısmından kırılarak sol tarafı üzerine devrildiğini ve alabora olarak battığını söyledi.
59 yolcu ile 8 mürettebatın bulunduğu gemiden 239 kişinin canlı olarak çıkarıldığını, 9 kişinin hayatın kaybettiğini, kayıp 19 kişinin arama-kurtarma çalışmalarının devam ettiğini kaydeden polis, olayla ilgili zanlıların tutuklandığını ve aleyhlerinde üç gün tutukluluk emri temin edildiğini aktararak, zanlıların genel muayenelerinin de yapıldığını dile getirdi.
KAPTANIN İFADESİ: HAVA UYGUNDU, GEMİ BİLİNMEYEN NEDENLE YAN YATTI
Mahkemeye aktardığı bilgilerde, geminin birinci kaptanı M.Ö.'nün (zanlı 2) gönüllü verdiği ifadenin teyit ve tekzibinin yapılacağını söyleyen polis, kaptanın ifadesinde, "geminin hava koşullarına uygun olduğunu, bilinmeyen bir sebepten dolayı geminin yan yattığını ve bu sırada yolculara yardım ettiklerini" söylediğini belirtti.
Zanlıların geminin daha önce su aldığını, motor ve dümen arızası olduğunu bildiklerini ifade eden polis ayrıca tüm zanlılardan, kanlarında uyuşturucu veya uyuşturucu ve uyarıcı madde bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amacıyla hastanede kan ve idrar örnekleri alındığını, sonuçların beklendiğini söyledi.
İKİNCİ KAPTANIN İFADESİNDEN: "KAPTANA HAVA KÖTÜ, ÇIKILMAMALI" DEDİM
Polis, kaptan yardımcısı M.S.’nin (zanlı 3-K) verdiği ifadeyi de mahkemeye aktardı.
Zanlının ifadesinde, “seyahat öncesinde Taşucu'na ait hava raporunu e-posta yoluyla kaptana ilettiğini, hava raporunda saat 15.00'e kadar hava koşullarının kötü olduğunun belirtildiğini ve kaptana çıkış yapılmaması yönünde bilgi verdiğini” söylediğini belirten polis, ayrıca kaptana verdiği bilgiler arasında hava raporunun yanı sıra geminin hasarlı olduğu ve bu nedenle çıkış yapılmaması gerektiği yönündeki bilgilerin de bulunduğunu söylediğini anlattı.
Polis, yürütülen araştırmalarda dalgaların 1.5 metre yüksekliğinde, rüzgarın ise 15 knot hızında olduğunun tespit edildiğini söyledi.
Polis ayrıca, birinci kaptan M.Ö.'nün (zanlı 2) KKTC vatandaşı olduğunu, ancak Sosyal Sigortalar Dairesi’nde kaydının bulunmadığının tespit edildiğini belirtti.
POLİS: GEMİNİN SU ALDIĞINA DAİR İKİ AY ÖNCESİNİN VİDEOLARI VAR
Polis, söz konusu kazanın ardından sosyal medyada yayınlanan ve yaklaşık iki ay öncesine ait olan, geminin su aldığına ilişkin videoya da değindi.
Yapılan araştırmada söz konusu videonun bulunduğunu ve videoda yer alan kişilerin bir görevliye "Gemi su alıyor" şeklinde seslendiğinin görülüp, duyulduğunu ifade eden polis, videoda görevlinin ise "Burada oturma, diğer tarafa geç" şeklinde yanıt verdiğinin görüldüğünü aktararak, videoyu çeken kişinin tespit edildiğini ve ifadesinin alınması yönündeki işlemlerin sürdüğünü belirtti. Ayrıca o sefere katılan yolcuların isim listesinin tespit edildiğini, yolcuların ifadelerinin alınacağını söyledi.
Polis ayrıca mağdur yolcular tarafından çekilen ve sosyal medyada yayımlanan görüntülerin de bulunduğunu, söz konusu görüntülerin incelendiğini söyledi.
"KAPTAN 3 BİN 500 DOLARA HONDURAS'TAN ALDIĞI BELGENİN YUNANİSTAN'DA DENKLİĞİNİ ALDI"
Polis, kaptanın (zanlı 2) ehliyetiyle ilgili de mahkemeye bilgi verdi.
Kaptanın, Türkiye Cumhuriyeti'nde gemi ehliyeti olduğunu, bir süre gemi kaptanlığı yaptıktan sonra 10 yıl ara verdiği ve bu süre içerisinde ehliyetini yenilememesi nedeniyle ehliyetinin geçerliliğini yitirdiğini belirtti.
Polis, kaptanın 10 yıllık aranın ardından eski belgesinin numarasıyla Honduras’tan 3 bin 500 dolar karşılığında yeni bir ehliyet çıkardığını ve Yunanistan’dan aldığı eşdeğerlik belgesiyle KKTC'de kaptanlık yapmaya başlayıp ehliyetini kullanmaya devam ettiğini söyledi.
Polis, yürütülen soruşturma kapsamında geminin bulunduğu yaklaşık 550 metre derinlikte dün yapılan çalışmalarda İsmail Kurt'a ait cansız bedenin bulunduğunu, yapılan otopside ölüm nedeninin suda boğulma olarak tespit edildiğini belirtti.
Polis ayrıca şirket direktörü A.Ö.’ye (zanlı 1) ait ev ve ofiste yapılan aramalarda bulunan bazı belgelerin emare olarak alındığını söyledi.
KAPTANLIK BELGESİNİN UYGUNLUĞU ARAŞTIRILIYOR
Soruşturmayla ilgili uzman kişilerden görüş alınmaya devam edildiğini belirten polis, savcının sorusu üzerine zanlıların kaptanlık belgelerinin uygun olup olmadığının da araştırıldığını ifade etti. Polis, kaptanın ehliyetinin geçerliliği konusunda Türkiye ve Yunanistan makamları nezdinde araştırmaların sürdüğünü söyledi.
SAVCI: ZANLILARIN YOLCULARA YARDIM EDİP ETMEDİĞİ BELİRLENDİ Mİ?
Savcının, zanlıların “geminin battığı sırada yolculara yardım edip etmediği konusunda herhangi bir tespit yapılıp yapılmadığı” yönündeki sorusu üzerine polis, zanlıların yolculara yeteri kadar önem vermedikleri ve yardımcı olmadıkları yönünde bir kanaat oluştuğunu belirtti. Polis, ancak bu konudaki soruşturmanın da halen devam ettiğini söyledi.
POLİS: GERİ DÖNME İMKANI VARKEN YAPILMADI
Polis ayrıca savcının, “geminin sevk ve idaresi sırasında kusurlu bir manevra yapılıp yapılmadığı" sorusu üzerine, yetkili kişilerden aldıkları görüşü mahkemeye aktardı.
Polis, geminin su almaya başlamasının ardından hızını düşürmesi halinde çok düşük bir hızla da olsa limana dönme kapasitesine sahip olduğunu, ancak böyle bir girişimde bulunulmadığını söyledi.
Yine savcının sorusu üzerine polis, yardım çağrısını ikinci kaptan M.S.’nin (zanlı 3-K) yaptığını, ancak yapılan değerlendirmelerde yardım çağrısının yeterli derecede aciliyet içermediğine dair bilgi edindiklerini kaydetti.
Polis ayrıca yolculara, tahliyeleri sırasında zanlılar veya gemi görevlileri tarafından kendilerine yardımcı olunup olunmadığının sorulduğunu; yolcuların ifadelerinde, “gemi görevlilerinin tahliye sırasında kendilerine yardımcı olmadıklarını” söylediklerini aktardı.
Savcının sorusu üzerine polis, zanlıların denizde can güvenliği konusunda gerekli sertifikalara sahip olup olmadıklarının da araştırıldığını söyledi. Polis, bu konuda Türkiye’deki ilgili makamlarla yazışmalar yapıldığını ve belgelerin beklendiğini belirtti.
Polis ayrıca, kaptanın yaşanan kargaşa ve kaptan köşkünün su alması nedeniyle "kaptan köşkünde bulunan çanta ve seyir defterini alamadığını" ifade ettiğini de mahkemeye aktardı.
GEMİYLE İLGİLİ BELGELER...
Geminin Adana'nın Ceyhan ilçesinde bulunan bir şirkette 30 Nisan 2026'da bakım gördüğünü söyleyen polis, gemiye nasıl bir bakım yapıldığıyla ilgili raporun da beklendiğini dile getirdi.
Yargıcın daha sonra polise, geminin hareket etmesine olanak sağlayan Türk Loydu belgesinin geçerli olup olmadığının ve belgenin doğrulamasının yapılıp yapılmadığını sorusuna polis, bu konudaki soruşturmanın devam ettiğini söyledi. Türk Loydu yetkilileri ile kaza kırım ekibinin KKTC'ye geldiğini kaydeden polis, yetkililerle görüşeceklerini ifade etti.
Polis, ayrıca yargıcın geminin uygunluk belgesinin bulunup bulunmadığı sorusuna, uygunluk belgesiyle ilgili soruşturmanın da sürdüğü yanıtını verdi.
İkinci kaptan M.S. (zanlı 3-K) ile kaptan M.Ö'nün (zanlı 2) gönüllü ifade verdiğini; soruşturma kapsamında 200’ün üzerinde ifade aldıklarını ve 8 günlük tutukluluk süresi içerisinde yaklaşık 100 ifade daha temin etmeyi beklediklerini söyleyen polis; ayrıca aranan bir şirket yetkilisinin bulunduğunu ve söz konusu kişinin şu anda Türkiye’de olduğunu mahkemeye aktardı.
POLİS: LİMANLAR DAİRESİ’YLE İLGİLİ ARAŞTIRMA DA SÜRÜYOR
Yargıç, önceki duruşmada verilen emir kapsamında Limanlar Dairesi’nde herhangi bir soruşturma yürütülüp yürütülmediğini, daire yetkililerinin gemiyi denetleyip denetlemediği ve bu konuda yeterli belge bulunup bulunmadığı konularının araştırılıp araştırılmadığını sordu.
Polis ise Limanlar Dairesi’yle ilgili araştırmaların ve genel olarak soruşturmanın devam ettiğini belirtti.
"KAPTANLIK BELGESİ İNCELENİYOR"
Savcının sorusu üzerine polis, kaptan M.Ö.'ye (zanlı 2) ait kaptanlık belgesinin ellerinde bulunduğunu, ancak belgenin uygunluğunun ve geçerliliğini koruyup korumadığının araştırıldığını belirten polis, diğer mürettebatın gerekli belgelere sahip olup olmadığının da araştırıldığını kaydetti.
GEMİ VE HİSSEDARLARLA İLGİLİ SORUŞTURMA
Yargıç, ayrıca geminin işletilmesi konusunda hissedarlarla ilgili polise bazı sorular yöneltti.
Geminin alım-satımı, hareket ettirilmesi ve bakım-onarım çalışmalarıyla ilgili inceleme yapılıp yapılmadığını ve bu konularda herhangi bir soruşturma yürütülüp yürütülmediğini soran yargıca polis; söz konusu yetkinin şu anda Türkiye’de bulunan ve aranan şirket yetkilisine ait olduğunu ve bu konudaki soruşturmanın da devam ettiğini ifade etti.
Daha sonra ikinci kaptan (zanlı 3) dışındaki tüm zanlıların avukatı olan Bahar Ersözer söz aldı. Ersözer, birinci kaptanın (zanlı 2) kaptanlık belgesinin geçerli olduğunu iddia etti.
POLİS: 2023'TE KAZA GEÇİREN GEMİ, YUNANİSTAN'DA TAMİR EDİLDİ
Avukatın sorusu üzerine polis, geminin hangi şirket tarafından tamir edildiğinin de araştırıldığını belirterek, söz konusu geminin daha önce Yunanistan’a satıldığını, 2023 yılında bir kaza geçirdiğini ve kazanın ardından Yunanistan’da tamir edildiğini söyledi. Polis, geminin 2024 yılında ise Filo Denizcilik bünyesinde faaliyet göstermeye başladığı bilgisini aktardı.
AVUKAT, GEMİYLE İLGİLİ BEYANLARDA BULUNDU
Zanlı 3 dışındaki diğer üç zanlının avukatı, şirket direktörüyle (zanlı 1) ilgili yaptığı beyanlarda, şirkette direktörlerin belirli aralıklarla değiştiğini söyledi. Avukat, Filo Denizcilik’in gemiyi satın alma sürecinde geminin arızalı olup olmadığı konusunda gerekli araştırmaların yapıldığını belirtti.
Avukat ayrıca, zanlıların geminin satın alınmasının ardından gerçekleştirilen tamir işlemleriyle ilgili herhangi bir karar mercii olmadığını, bu süreçte herhangi bir yetki ve karar alma sorumluluklarının bulunmadığını iddia ederek, zanlıların söz konusu süreçlerden sorumlu tutulamayacağını savundu.
Polis, avukatın sorusu üzerine; şirket direktörünün (zanlı 1) yaklaşık üç yıldır ilgili şirkette direktör olarak görev yaptığını mahkemeye aktardı.
İKİNCİ KAPTANIN AVUKATI: YETKİSİ SINIRLI... OLAY SONRASI YARDIM İSTEDİ
Kaptan yardımcısı M.S.'nin (zanlı 3) avukatı ise geminin hareket etmesi konusunda yetkili kişinin kaptan olduğunu belirtti ve gemide kaptan bulunduğu sürece kaptan yardımcısının yetkisinin sınırlı olduğunu söyledi. Avukat ayrıca, ikinci kaptan M.S.’nin (zanlı 3) olayın yaşanmasının hemen ardından telsiz üzerinden yardım talebinde bulunduğunu ifade etti.
Avukatın başka bir sorusu üzerine polis, soruşturma kapsamında elde edilen görüntülerde kaptan yardımcısı M.S.'nin (zanlı 3) yolculara yardım ettiğine ilişkin bazı görüntülerin bulunduğunu, ancak soruşturmanın devam ettiğini belirtti.
İkinci kaptan M.S.’nin (zanlı 3) avukatı, müvekkilinin üzerine düşen görevi yerine getirdiğini iddia etti.
Mahkeme, yapılan beyanların ardından polisin zanlıların 8 gün daha tutuklu kalması yönündeki talebini onayladı.






























Yorum Yap
Tüm Yorumlar