
Gemi kara kutusunda dehşet verici konuşmalar: Bu gemi bu sezonu çıkaramayacak
Filo Jet gemisinin batması sonucu yaşanan facianın 9 zanlısı tekrar mahkemeye çıkarıldı. Polis, geminin kara kutusunda kaptan ve yardımcısı arasında olduğu düşünülen konuşmalar tespit edildiğini söyledi. Zanlılar 7 gün daha tutuklu kalacak.
Filo Denizcilik'e ait "Filo Jet" katamaranının 30 Ağustos tarihinde öğle saatlerinde batmasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında gemi mürettebatı ve şirket direktörünün de bulunduğu 9 zanlı, tutukluluk sürelerinin uzatılması talebiyle bu sabah 7'nci kez Girne Kaza Mahkemesi'ne çıkarıldı. Mahkeme, zanlıların 7 gün daha tutuklu kalmasına karar verdi.
Önceki mahkeme duruşmalarında olduğu gibi, hayatını kaybeden ve halen kayıp olan yolcuların aileleri de bugünkü duruşmayı takip etmek için yeniden mahkeme önünde toplandı. Aktivistler de ailelere destek olmak amacıyla mahkemelerin önünde bulundu.
Duruşma öncesinde mahkemelerin önünde geniş güvenlik önlemleri alan polis, mahkemelerin yol kenarındaki bahçe duvarının önüne şerit de çekti. Zanlıların getirildiği sırada aileler, duvarın üzerine çıkarak tepkilerini gösterdi. Güvenlik amacıyla basın mensupları ile avukatların da üstleri aranarak duruşma salonuna alınırken, aile yakınlarından 4 kişinin salona girmesine izin verildi.

Zanlılar; şirket direktörü A.Ö. (E), geminin birinci kaptanı M.Ö. (E), ikinci kaptanı M.N.S. (K), birinci makinist Z.Ö. (E), ikinci makinist M.G. (E) ile mürettebat S.E. (E), Q.Q. (E), V.H. (E) ve R.İ. (E), olay günü "tedbirsizlik ve ihmalkârlık sonucu ölüme sebebiyet verme" suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Mahkemede, tahkikatta daha önceki bulguları anımsatan polis, gemideki "kara kutu" olarak bilinen VDR cihazının 25 Eylül'de bulunduğunu, 30 Eylül'de Türkiye'ye gönderildiğini, 1 Ekim'de ise tekrar polise ulaştırıldığını anlattı.
KAPTAN VE YARDIMCISI ARASINDAKİ KONUŞMALAR
Mahkemede, soruşturmaya ilişkin yeni bulguları aktaran polis memuru, gemideki "kara kutu" olarak bilinen Seyir Veri Kayıt cihazına (VDR) ilişkin ilk incelemede, geminin birinci kaptanı M.Ö. (zanlı 2) ve ikinci kaptan M.N.S. (zanlı 3) arasında geçtiği değerlendirilen konuşmalara değindi. Bunun ilk nazardaki değerlendirme olduğunu kaydeden polis, kesin tespitin daha detaylı inceleme sonrası yapılacağını aktardı.
"CİHAZ SES KAYDI ALMASIN DİYE KAPATILDI"
Polis, kaza gününe ilişkin VDR kaydına erişilemediğini ifade etti. 28 Ağustos günü 20.39 saatindeki kayda göre, VDR cihazı yanında bir ayak sesi duyulduğunu ve ses kaydı almaması için cihazın kapatıldığını ifade eden polis, kaza günü olan 30 Ağustos’a ilişkin kayıt bulunmadığını söyledi.
Polis, iki ayrı elektrik hattına bağlı olan VDR’ın neden kayıt yapmayı durdurduğuna ilişkin soruşturmanın sürdüğünü, cihazın kapanmasından önceki ses kayıtlarının ne olduğu ve kimlere ait olduğu ile diğer verilerin Polis Genel Müdürlüğü nezdinde görevlendirilen uzmanlar tarafından incelenmesinin sürdüğünü belirtti.
VDR’ın çalışmasının kontrol edilmesinin kaptanın sorumluluğunda bulunduğunu kaydeden polis, cihazdaki bir arızanın kaptan köşkünde uyarı olarak görülebildiğini, bunun sefer öncesinde ilgili liman makamlarına bildirilmesi gerektiği yönünde bilgi edindiklerini belirtti.
"GEMİ BU SEZONU ÇIKARAMAYACAK"
Polis, cihazın 28 Ağustos'tan önceki 5 güne ait kayıtların incelediğini, bu kayıtlarda birinci kaptan ve ikinci makinist arasında konuşmaların bulunduğunu söyledi.
Üçüncü bir kişinin ise; "Bu gemi bu sezonu çıkaramayacak", "Şirket gemiye masraf yapmıyor, çünkü satılacak" ifadeleri yanında, gemide jeneratör arızası bulunduğuna, dalgalı günlerde su aldığına ve masraf yapılmadığına dair ifadeler geçtiğini belirten polis, sesi duyulan kişilerin kim olduğu konusunda çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
Kaydı kim kapattığına dair limandan kamera görüntülerinin incelendiğini ve o gün gemide kimlerin olduğunun araştırıldığını belirten polis, daha önce soruşturmaya konu olan su geçirmez kapılarla ilgili ise, kapıların açık olduğuna dair zanlı 5 ve 8’den alınan beyanlar bulunduğunu belirtirken, savunma avukatı Bahar Ersözer, zanlı 8’in geminin ilgili bölümüne erişimi olmadığını söyledi.
"ŞİRKET E-POSTALARINA ERİŞİLEMİYOR"
Polis, zanlılara ait dijital materyallerin incelenmesine de devam edildiğini, zanlıların şirket üzerinden açılmış e-posta hesaplarının iptal edilmiş olduğunu ve hesaplara erişilemediğini belirtti.
Geminin sol ön bodoslamasında daha önce tespit edilen hasar ve yapılan tamirata ilişkin soruşturmanın devam ettiğini, Akdeniz Tersanesi ve diğer kurumlarda yapılması planlanan araştırmalarla ilgili yazışmaların sürdüğünü aktaran polis, 11 Eylül’de talep edilen bilirkişi heyetinin ise Türkiye’den henüz gelmediğini kaydetti. Polis, yakalama emri bulunan kişilerin aranmasına da devam edildiğini anlattı.
AVUKAT: TAHKİKAT YAVAŞ İLERLİYOR
Soruşturmanın 40 günü aştığını belirten Avukat Bahar Ersözer ise; Türkiye’den beklenen bilgi ve raporların henüz temin edilmemesini ve bilirkişi heyetinin henüz gelmemesini eleştirdi. “Tahkikatın yavaş ilerlediğini” savunan avukat, VDR’ın kapanmasına ilişkin polise, "Bu bir suikast olabilir mi?" diye sordu. Polis, bu yönde bir bulguları olmadığını söyledi.
Arama-kurtarma çalışmalarının başlama süresiyle ilgili de polise sorular yönelten avukat Ersözer, kıyıdan 5.5 kilometre uzaklıktaki olay yerine ekiplerin daha kısa sürede ulaşabileceğini savundu.
Polis bunun üzerine, arama-kurtarmanın sadece gemiye ulaşmak olmadığını, denizde olan kişilerin ilk alınarak güvenli bir alan yaratılması gerektiğini kaydetti.
Gemide bir kayıp kişi için arama çalışmaları ile 4 kişinin kimliklerinin belirlenmesi için çalışmaların sürdüğünü söyleyen polis, zanlılar hakkında 7 gün daha tutukluluk talep etti.
Yargıç, 9 zanlının 7 gün daha tutuklu kalmasına emir verdi.
23 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Polis, kazada Nihat Balyemez, Hüseyin Özdemir, Nuray Zeytun Özbiler, Fahri Ateş, Gülcan Gürel, Reyhan Verim, Nisa Törer ve Nurcan Hilaloğlu'nun hayatını kaybettiğini belirtti.
Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait TCG Işın'ın 1 Eylül'de, TCG Alemdar'ın ise 2 Eylül'de arama çalışmalarına başladığını ifade eden polis, çalışmalar kapsamında İsmail Kurt, Elmas Demir, Şerife Özdemir, Nazmiye Özbolat, Elife Bayır, Mustafa Kemal Yaralı ve Mehmet Bayhan'ın naaşlarına ulaşıldığını kaydetti.
Gemi enkazı çevresinde yapılan aramalarda ise Mehmet Asaf Biçer, Nihat Pancar, Ferdi Törer, Özgür Gönül, Mahmut Demir, Orhan Bekret, Mehmet Nuri Ayran ve Saliha Miray Biçer'in naaşlarına ulaşıldığını belirten polis, toplam 23 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.
Dokuz zanlının tutukluluk süreleri ilk olarak 31 Ağustos'ta 3 gün, 3 Eylül'de 8 gün, 11 Eylül'de 7 gün, 18 Eylül'de 7 gün, 25 Eylül'de 7 gün ve 2 Ekim'de 7 gün daha uzatılmıştı.
Özgür Gönül 3 Ekim'de, Orhan Bekret 5 Ekim'de bulunmuş, 6 Ekim'de bulunan iki naaşın da dün yapılan açıklamaya göre Saliha Miray Biçer ile Mehmet Nuri Ayran'a ait olduğu tespit edilmişti.





























Yorum Yap
Tüm Yorumlar