Baybars ve Rogers'ten ortak açıklama

22 Kasım 2022

Güncelleme: 23 Kasım 2022

A
A

Milletvekilleri Ayşegül Baybars ve Jale Refik Rogers, Halkın Partisi’nden istifaları konusunda açıklama yaptı.

Halkın Partisi (HP) milletvekilleri Ayşegül Baybars ve Jale Refik Rogers ile 9'uncu Dönem HP Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, bugün partilerinden istifa ettiklerini duyurmuştu.

Milletvekillerinin yanında, aralarında MYK (merkez yönetim kurulu) eski üyeleri, kurucu üyeler, parti meclisi üyeleri ve ilçe örgütü üyelerinin de bulunduğu 64 kişi de istifa dilekçelerini HP Parti Genel Merkezi’ne sundu.

Milletvekilleri Ayşegül Baybars ve Jale Refik Rogers, Halkın Partisi’nden istifaları konusunda açıklama yaparak, halkın daha adil, demokratik, çağdaş bir yönetime kavuşması, hak ve hukukun korunması ve hak ettiği refah seviyesine ulaşması için her platformda mücadeleye devam edeceklerini belirtti.

"POLİTİKALAR ÜRETEMEZ DURUMA GELDİ"

Açıklamada, “Kıbrıs Türk siyasetinde köklü bir değişim yaratmak, halkın iradesine dayalı yeni siyaset anlayışını ülkeye hakim kılmak ve yeni fikirleri öne çıkarmak için, yüreğinde memleket sevdası olan pek çok insanı ortak bir paydada buluşturmayı başaran Halkın Partisi, son dönemlerde ilkelerinden ve hedeflerinden uzaklaşmış, kendi içinde birlik ve bütünlüğü sağlayamaz, toplum yararına politikalar üretemez duruma gelmiştir” ifadeleri kullanıldı.

"İYİ NİYET ÇABALARI GÖRMEZDEN GELİNDİ"

Açıklama şöyle: “Bizler, ilkelerinin ilk günkü kadar önemli olduğuna inandığımız partinin sürüklendiği bu kötü durumun aşılması, birlik ve bütünlüğünün yeniden sağlanması, ortak akılla yeni düşünceler üretebilmesi ve kurulduğu ilk gün ortaya koyduğu hedeflere doğru yeniden emin adımlarla yürüyebilmesi için elimizden gelen tüm yapıcı çabayı ortaya koyduğumuza inanıyoruz. Ancak, parti yönetimindeki bazı gruplar, son genel seçimlerde halkın verdiği açık mesajdan ders çıkarmak, samimiyetle özeleştiriler yapmak ve sorumluluğu ortakça paylaşmak yerine, sorumluluktan kaçma yolunu seçmiş ve ortaya konan tüm iyi niyetli çabaları görmezden gelmiştir."

  • "Mevcut sorunlar yetmezmiş gibi, partinin ihtiyaç duyduğu örgütsel yapılanmanın güçlendirilmesine, mecliste halkın bize yüklediği muhalefet görevinin layığı ile yerine getirilebilmesine, tarihte görülmemiş ekonomik ve siyasi krizlerin yaşandığı ve mücadelenin her platformda yükseltilmesine ihtiyaç duyulduğu bir zamanda, Parti Başkanı "sine-i millet" konusunu gündeme almış, partide sağlıklı bir tartışma ortamı yaratılmadan, halkın ve parti tabanının görüşlerine başvurulmadan, bir oldu bittiyle kararı uygulamaya sokmuştur."
"FARKLI GÖRÜŞLER YOK SAYILDI"
  • "Üzülerek belirtmeliyiz ki, sürecin daha en başında ortaya koymuş olduğumuz tüm endişeler gerçeğe dönüşmüş, sine-i millet kararı toplumda bir karşılık bulmadığı gibi, parti içi çözülmeyi ve kutuplaşmayı had safhaya çıkarmış, bu da yetmezmiş gibi bu konuda farklı düşünenlere karşı ihraç kararları çıkarılmış, yönetimden atılmış, parti dağılma sürecine doğru sürüklenmiştir. Krizi sonlandırmak, dağılma sürecini yavaşlatmak ve taraflara yeniden bir araya gelerek uzlaşma şansı vermek adına başlatılan hukuki mücadele ile elde edilen zaman dahi uzlaşma yönünde iyi niyetli hiç bir adım atılmayarak heba edilmiştir. Eski siyasetin yerine, yeni siyaseti getirme hedefi ile kurulmuş Halkın Partisi'nde, hala eski siyaset anlayışından kalma karar alma biçimlerinin yeni siyasetin çok seslilik ve özgür düşünce anlayışının önüne geçmesi, partide yaşanan sevgi ve saygı erozyonun artarak devam etmesi, farklı görüşlerin yok sayılması ve sayılmaya da devam edeceğinin açıkça görülmesi, bizleri yeni kararlar üretmeye mecbur bırakmıştır. "
"GÖRÜŞ BİRLİĞİNE VARDIK"
  • "Aktif siyasete, sadece halka hizmet ilkesi ile girmiş insanlar olarak, ilkelerimizden, duruşumuzdan ve özgürce düşüncelerimizi ifade etmekten asla vazgeçmeyeceğimiz aşikardır. Yaşananlar, parti içerisinde kalmaya devam etse de; son zamanlarda parti başkanlığının söylemleri ve uygulamaları değerlendirildiğinde artık en temel ilkelerde dahi uzlaşamayacağımızı net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bizler gibi düşünen arkadaşlarımızla yaptığımız değerlendirmeler sonucunda, mevcut koşullar altında, artık parti ile birlikte devam edemeyeceğimiz konusunda görüş birliğine varmış durumdayız. Bu sebeplerle, kuruluşundan bu yana büyük emek ve ilkelerini hayata geçirmek adına büyük mücadele verdiğimiz Halkın Partisi üyeliğinden 22 Kasım 2022 tarihiyle istifa etme kararı almış durumdayız."
  • "Siyaset uzun soluklu bir mücadeledir. Halkımızın daha adil, daha demokratik, daha çağdaş bir yönetime kavuşması, hak ve hukukun korunması ve hak ettiği refah seviyesine ulaşması için her platformda mücadeleye devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Bu vesile ile siyaseten yürütülen tüm mücadelelerde bizimle birlikte omuz omuza yürüyen, destek veren, güç veren ve bugünlere gelinmesinden üzüntü duyan ve düşüncelerini samimiyetle ortaya koyan tüm arkadaşlarımıza teşekkürü bir borç biliyoruz.”
HP'DE BUGÜNE NASIL GELİNDİ?

19 Mayıs’ta HP Parti Meclisi’nde Meclis’ten çekilme (sine-i millet) kararı alınmıştı. Karara ilişkin açıklamada, "son yıllarda giderek daha da yoğun şekilde yaşanan demokrasiye aykırı, halk iradesini görmezden gelen uygulamalara karşı sessiz kalmamak, demokrasiye ve devlete sahip çıkmak, halk iradesine ve bağımsızlığa aykırı uygulamalara karşı bir tepki vermek, Kıbrıs Türk halkına yaşatılan demokrasi bunalımlarının normalleştirilmesini kabul etmemek" için sine-i millet kararı alındığı bildirilmişti.

Partinin üç milletvekilinden biri olan Kudret Özersay, vekillikten istifasını içeren dilekçesini 27 Mayıs Cuma günü Meclis Başkanlığı’na sunmuştu.

31 Mayıs Salı günü toplanan Cumhuriyet Meclisi Başkanlık Divanı, Özersay’ın milletvekilliğinden çekilme isteminin gerçekliğinin saptandığına karar vermişti. Özersay’ın istifa kararının, 6 Haziran’da yapılacak Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülerek, oylamaya sunulması kararı alınmıştı.

23 Ocak’ta yapılan erken genel seçimlerinde Halkın Partisi  (HP) yüzde 6,68 oy almış, Cumhuriyet Meclisi’nde ise 3 sandalye elde etmişti.

HP'li diğer iki vekil Ayşegül Baybars ve Jale Refik Rogers ise milletvekilliğinden çekilmeye direnmişti.

HP Parti Meclisi, PM'de alınan sine-i millet (Meclis'ten çekilme) kararına rağmen istifa etmeyeceklerini açıklayan milletvekilleri Baybars ve Rogers'ı partiden ihraç talebiyle Disiplin Kurulu’na sevk etmişti.

Bunun üzerine Ayşegül Baybars ve Jale Refik Rogers 6 Temmuz'da Yüksek Mahkeme'ye ara emri başvurusunda bulunmuştu. Mahkeme aldığı kararla, iki ismin HP'den ihracına yönelik karar sürecini durdurmuştu.

HP Parti Meclisi, 16 Ağustos'ta Jale Refik Rogers ve Ayşegül Baybars’ın da üyesi olduğu Merkez Yürütme Organı'nı görevden almıştı.

 Yüksek Mahkeme'nin kasım ayı bitmeden iki vekille ilgili nihai karar vermesi bekleniyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR


Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.

Tüm Yorumlar