
Avukattan iddia: Müvekkilimin sağlık kontrolü hastane çalışanları tarafından engellendi
20 Nisan 2026
Güncelleme: 20 Nisan 2026
Rifat Gezici'nin ölümüne neden olma suçlamasıyla tutuklanan İbrahim Tımbıl'ın avukatı Mustafa Atakara, "müvekkilinin sağlık kontrolünden geçirilmesinin hastane çalışanları tarafından engellendiğini" iddia etti. Savcı ise bu iddiaya itiraz etti.
Nurgül Ece /MYK
Girne'nin Pınarbaşı bölgesinde 17 Mayıs 2025'te meydana gelen trafik kazasında, 25 yaşındaki motosiklet sürücüsü Rifat Gezici'nin ölümüne neden olma suçlamasıyla yargılanan sanık İbrahim Tımbıl, bugün yeniden Girne Ağır Ceza Mahkemesi'ne çıkarıldı.
Sanığın ithamına 16 Nisan Perşembe günü görülen duruşmada başlanmış, ancak sürecin tamamlanamaması nedeniyle dava bugüne ertelenmişti. Söz konusu duruşmada mahkeme, sanık İbrahim Tımbıl'ın tutuklanmasına da karar vermişti.
4 Mart tarihli duruşmada dava, sanığın itham edilmesi için 27 Mart'a ertelenmiş, o tarihte de avukat ve savcının itham için hazır olduklarını belirtmeleriyle 9 Nisan'a ertelenen davanın o günkü duruşmasında ise sanığın avukatını değiştirmesi nedeniyle itham duruşması bir kez daha ertelenerek 16 Nisan'a ertelenmiş ve o günkü duruşmada ithama başlanmış; itham, savcının başka duruşmaya katılabilmesi için yarım kalmış ve bugüne ertelenmişti.
Rifat Gezici'nin ölümüne neden olmaktan 16 Nisan tarihinde tutuklanan sanık İbrahim Tımbıl'ın avukatı Mustafa Atakara, bugünkü duruşmada "müvekkilinin sağlık kontrolünden geçirilmesinin hastane çalışanları tarafından engellendiğini" iddia etti. pic.twitter.com/2QmTqfdAgi
— MYKibris.com (@MYKibris) April 20, 2026
BUGÜNKÜ DURUŞMADA İKİNCİ TANIK DİNLENDİ
Sanık avukatı Mustafa Atakara ve savcı Atilla Enver Tekin'in hazır bulunduğu duruşma, Girne Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Melek Esendağlı huzurunda görüldü.
Bugünkü duruşmada savcılığın ikinci tanığı olan, Girne Adli Şube'de "polis fotoğrafçısı" olarak görev yapan polis memuru Burak Ekinci dinlendi.
Savcı Tekin ilk olarak polis memuru Burak Ekinci'ye görevinin tanımını sordu. Ekinci, "polis fotoğrafçısının narkotik ve trafik kazası gibi olaylarda olay yerinden fotoğraflama yaptığını" söyledi.
Tekin, Ekinci'ye kaza günü olay yerinde görev alıp almadığını sordu. Ekinci ise "kendisine olay yerine gelerek kaza bölgesini fotoğraflaması talimatı verildiğini ve fotoğrafları çektiğini" ifade etti.
OLAY YERİNDE ÇEKİLEN FOTOĞRAFLAR MAHKEMEDE İNCELENDİ
Daha sonra Ekinci'nin çektiği ve CD (yoğun disk) içerisinde yer alan; kazaya karışan araç ve motosikletin yakından ve uzaktan görüntüleri, kaza mahallinin genel ve detay görüntülerini içeren toplam 24 fotoğraf mahkemede gösterildi ve Ekinci söz konusu fotoğrafların detaylarını aktardı.
Savcı Tekin, "Ekinci'ye söz konusu fotoğrafları çekip polise teslim ettikten sonra dosyanın herhangi bir aşamasında görev alıp almadığını" sordu. Ekinci ise "görev almadığını" söyledi.
AVUKAT ATAKARA POLİSE SORU SORDU
Ardından söz alan avukat Atakara, tanık olarak dinlenen polis memuru Burak Ekinci'ye sorular yöneltti. İkili arasında geçen diyaloğun bir kısmı şöyle:
- "Av. Atakara: Bölgeye kimin talimatı veya isteği üzerine intikal ettiniz?
- Polis memuru Ekinci: Hatırlamıyorum.
- Av. Atakara: Olay yeri fotoğraflarını tam olarak ne zaman çektiniz?
- Polis memuru Ekinci: Kazadan yaklaşık 1,5 saat sonra çektim.
- Av. Atakara: Motosiklet üzerinde "L" (Learner-Öğrenci) ibaresi bulunan bir işaret var mıydı?
- Polis memuru Ekinci: Görmedim, incelediğim fotoğraflarda da böyle bir işarete rastlamadım."
Atakara daha sonra, "kaza fotoğraflarının eksik çekildiğini" ima ederek, "tahkikat memurunun istemesi halinde Ekinci'nin ek çekim yapıp yapmayacağını" sordu.
Ekinci ise, "Bizden yardım talep edilirse yardımcı oluruz. Açının ne yönden çekilmesi istenirse o şekilde çekeriz." dedi.
Savcı Tekin, bugün için başka tanık olmadığını ifade ederek, ithama devam edilmesi amacıyla 1 günlük süre talebinde bulundu.
ATAKARA: MÜVEKKİLİMİN SAĞLIK KONTROLÜ HASTANE ÇALIŞANLARI TARAFINDAN ENGELLENDİ
Yeniden söz alan Avukat Atakara; mahkemenin bir önceki celsede hükmettiği doktor kontrolü sürecinde, "müvekkilinin hastanede mağduriyet yaşadığını" iddia etti.
Atakara, "Sanık Tımbıl'ın kontrolden geçirilmek için gittiği hastanede hoş olmayan şekilde 2 saat bekletildiğini ve tam teşekküllü şekilde kontrolden geçirilmediğini" iddia etti.
Atakara ayrıca, "müvekkilinin aort damarının incelmesi şikayetiyle gittiği hastanenin kalp ve damar cerrahisi servisinde gerekli tetkiklerin yapılmadığını" öne sürerek, "Orada çalışanlar tarafından engellendi." dedi.
SAVCI: HERKESİ ZAN ALTINDA BIRAKACAK BİR ŞEY SÖYLEDİ
Savcı Tekin ise "sanığın gerekli tetkiklerden geçtiğine ve sağlık durumunun iyi olduğuna dair bilgi edindiğini" ifade ederek, "Atakara'nın açıklamalarının herkesi zan altında bırakacak nitelikte olduğunu" belirterek, savunmaya itiraz etti.
ESENDAĞLI: SAĞLIK RAPORU MAHKEMEYE SUNULMADI
Tarafları dinleyen Esendağlı, her iki tarafın da farklı iddialar ortaya koyduğunu belirtti.
Sanığın sağlık kontrolünden geçirildiğine dair raporun mahkemeye sunulmadığını ifade eden Esendağlı, sanığın yeniden tam teşekküllü bir hastanede kalp ve damar cerrahisi bölümünde muayene edilmesini makul bulduklarını ifade ederek, kontrolün ardından hazırlanacak raporun mahkemeye sunulması yönünde de talimat verdi.
Mahkeme heyeti, duruşmayı ithama devam edilmesi amacıyla 24 Nisan Cuma gününe erteledi.
MAHKEME SÜRECİ: SANIK, 14 OCAK'TAN BU YANA AĞIR CEZA'DA YARGILANIYOR
14 Ocak tarihinde ilk kez Ağır Ceza Mahkemesi'ne çıkarılan sanığın avukatı, müvekkilinin sağlık sorunları bulunduğunu belirterek rapor alınabilmesi için süre talep etmiş, mahkeme duruşmayı 3 Şubat'a ertelemişti.
3 Şubat tarihli duruşmada avukat, verilen süre içinde bir uzmanla iletişime geçtiklerini ve müvekkilinin sağlık durumuna ilişkin bilgileri mahkemeyle paylaştıklarını belirtmiş; yurt dışında bulunan uzmanın ek belgeler talep etmesi üzerine mahkemeden ek süre istemişti. Mahkeme, istenen belgelerin hazırlanabilmesi amacıyla davayı 4 Mart'a ertelemişti.
4 Mart tarihli duruşmada ise mahkeme, elde edilen bilirkişi raporunun incelenmesi ve zanlının sağlık durumunun kötü olması (kalp hastası olması ve mahkemeye gidip gelmesinin zor olması) nedeniyle davayı itham için 27 Mart'a ertelemişti.
27 Mart tarihli duruşmada da sanığın avukatı, müvekkilinin aleyhine açılan davayı kabul edeceklerini belirtmişti. Esendağlı ise mahkeme ajandasının yoğunluğu nedeniyle duruşmayı, tanıkların dinlenmesi ve sanığın itham edilmesi amacıyla 9 Nisan'a ertelemişti.
9 Nisan tarihli duruşmada ise sanık avukatını değiştirmiş; yeni avukatı Mustafa Atakara'nın, müvekkilinin eski avukatıyla gerekli bilgi alışverişini tamamlamaları ve savcılık ile görüşme yapabilmeleri için kısa bir süreye ihtiyaç duyduklarını belirtmesi üzerine mahkeme, sanığın itham edilmesi amacıyla duruşmayı 16 Nisan'a ertelemişti.
SANIĞIN İTHAMINA 16 NİSAN TARİHİNDE BAŞLANMIŞTI
16 Nisan tarihli duruşmada da sanık İbrahim Tımbıl'a isnat edilen suçlardan "tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme" olmak üzere üç davadan itham edilmiş; ancak sanık suçlamaları kabul etmemişti.
SANIK TIMBIL: YÜCE MAHKEME, BEN BU İTHAMLARI ASLA KABUL ETMİYORUM
Mahkemede söz alan sanık, "Yüce mahkeme, ben bu ithamları asla kabul etmiyorum. Yerleşim yerinde (evlerin olduğu bölgede) gelip bana vurdu (Rifat Gezici)." ifadelerini kullanmıştı. Tımbıl ayrıca süratli olmadığını iddia etmiş ve tüm suçlamaları reddetmişti.
İLK TANIK DİNLENDİMİŞTİ
Ardından duruşmada, savcılığın ilk tanığı olan, kazanın meydana geldiği bölgede ikamet eden ve balistik şubede görev yapan polis çavuşu Ahmet Azizoğlu dinlenmişti. Azizoğlu, motor sürücüsü Gezici'nin kendi evinin önünden geçtikten kısa bir süre sonra kazanın yaşandığını söylemişti.
Kazanın ardından yaklaşık iki saat sonra polisin evine gelerek evinin çevresindeki güvenlik kameralarına ait kayıtları aldığını ifade eden Azizoğlu, evine ait iki farklı kamera görüntüsünü polise teslim ettiğini belirtmişti.
İKİ KAMERA GÖRÜNTÜSÜ MAHKEMEDE İZLETİLMİŞTİ
Azizoğlu'na ait 9-10 saniye aralığında olan iki kamera görüntüsü mahkemede izletilmiş; görüntülerde Gezici'nin Azizoğlu'nun evinin önünden geçtiği anlar ile farklı bir açıdan yine Gezici'nin bahse konu evin önünden geçişi ve ardından kazanın sesinin duyulduğu anlar yer almıştı.
SAVCIDAN BİR GÜNLÜK SÜRE TALEBİ
Daha sonra savcı Tekin, başka bir davasının daha olduğunu ve başlayan itham duruşmasının kısa sürede tamamlanabilmesi amacıyla duruşmaya devam edilebilmesi için 1 günlük süre talep etmişti.
ESENDAĞLI: SANIK İLE MAĞDUR YAKINLARI ARASINDA CİDDİ HUZURSUZLUK VAR
Esendağlı, "sanığın ciddi suçlamalarla karşı karşıya olduğunu ve bu suçların 15 yıla kadar hapis cezası öngördüğünü" belirtmiş; ayrıca "sanık ile mağdur yakınları arasında ciddi bir huzursuzluk bulunduğunu" da kaydetmişti.
Mahkeme, davayı bugüne ertelemişti.
NE OLMUŞTU?
Girne'ye bağlı Pınarbaşı'nda 17 Mayıs 2025 tarihinde saat 18.00'de, 15 Kasım Caddesi üzerinde meydana gelen kazada 63 yaşındaki İbrahim Tımbıl yönetimindeki RA 728 plakalı salon araçla, dikkatsiz şekilde seyrettiği sırada karşıdan gelen araçlara öncelik hakkı vermeden, yolun sağ kısmında bulunan bir akrabasının ikametgahına dönüş yapmak istediği esnada karşı istikametten aşırı süratli ve dikkatsiz şekilde gelen Rifat Gezici yönetimindeki ZJ 128 plakalı motosikletle çarpışmıştı.
Çarpışmanın etkisiyle RA 728 plakalı araç savrulurken, motosiklet yolun sağ kısmından çıkarak boş bir tarlaya savrulmuştu.
Kazada ağır yaralanan motosiklet sürücüsü Gezici ile araç sürücüsü Tımbıl, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ne kaldırılmış; Gezici, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiş, Tımbıl ise tedavisinin ardından aynı gün taburcu edilmişti.
Kaza günü tutuklanan zanlı, 6 gün sonra 23 Mayıs 2025 tarihinde mahkeme tarafından 50 bin TL nakit teminat ve iki kefilin 500'er bin TL'lik kefalet senedi imzalaması şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.
TEMMUZ 2024'TE ÖLÜMLÜ KAZALARDA ÜST SINIR 14 YILA ÇIKARILMIŞTI
Ölümlü trafik kazalarında verilecek hapis cezalarında üst sınır, Temmuz 2024 tarihinden itibaren 7 yıldan 14 yıla çıkarılmıştı.
Yasada yapılan değişiklikle, "Tedbirsizlik ve Dikkatsizlik Yüzünden Ölüme Neden Olma" başlığı altında düzenlenen, ölümle sonuçlanan kazalar dahil trafikte işlenen suçların tamamı için uygulanan 7 yıllık hapis cezası 14 yıla çıkarılmıştı.
Yasa ile brüt asgari ücretin 50 katına kadar uygulanan para cezası da 75 kata yükseltilmişti.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
İLGİLİ HABERLER
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.































Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar