
AP raporunda Kıbrıs vurgusu: Türkiye'ye çağrılar ve eleştiriler
16 Nisan 2026
Güncelleme: 16 Nisan 2026
Avrupa Parlamentosu'nun Nisan 2026 tarihli Türkiye raporunda; Kıbrıs Türklerinin statüsü, Türkiye’nin adadaki varlığı ve Maraş’a ilişkin ifadeler KKTC açısından tartışma yaratan başlıklar olarak öne çıktı.
Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi (AFET) tarafından Nisan 2026’da kabul edilen Türkiye raporunda, Kıbrıs meselesine ilişkin çeşitli değerlendirmeler ve çağrılar öne çıktı.
Rum basınında yer alan haberlere göre raporda, Türkiye’ye Kıbrıslı Türklerin “adanın meşru bir topluluğu” olarak kendi siyasi yolunu belirleyebilmesi için gerekli alanı tanıması çağrısı yapılırken, Avrupa Birliği kurumlarının Kıbrıs Türk toplumuyla temaslarını artırması gerektiği vurgulandı.
Çözüm sürecine ilişkin olarak taraflara daha cesur adımlar atma çağrısı yapılan raporda, kapsamlı bir çözüm sonrasında Avrupa Birliği müktesebatının tüm adada uygulanması gerektiği ifade edildi.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik girişimleri memnuniyetle karşılanırken, Avrupa Komisyonu’na Kıbrıs için özel temsilci atanması çağrısı da yer aldı.
Raporda Türkiye’nin rolüne ilişkin olarak ise ara bölgenin statüsüne ve BM Kıbrıs Barış Gücü’nün yetkilerine saygı gösterilmesi, tek taraflı adımlardan kaçınılması ve adadaki askerlerin çekilmesi yönünde çağrılar yapıldı.
Ara bölgeye ilişkin değerlendirmelerde, bölgede yaşandığı iddia edilen olaylara ve çiftçilere yönelik taciz iddialarına yer verilirken, bölgenin mümkün olduğunca askerden arındırılması gerektiği ifade edildi. Ayrıca 2023 yılında Pile’de yol yapımı konusunda varılan uzlaşının uygulanması çağrısı yapıldı.
Raporda Kuzey Kıbrıs’taki duruma ilişkin olarak ifade ve basın özgürlüğü konularında endişeler dile getirilirken, “dezenformasyon yasası”nın kötüye kullanılabileceği uyarısı yapıldı.
Türkiye’nin adadaki demografik yapıyı değiştirdiği yönündeki iddiaların da yer aldığı raporda, Kuzey Kıbrıs’taki yapının statüsünü yükseltmeye yönelik girişimler eleştirildi.
Maraş konusunda ise; 1974 öncesi sakinleri dışında yerleşime açılmasına yönelik adımlar eleştirilerek, bu girişimlerin mülkiyet haklarını ihlal ettiği ve “trajediyi istismar ettiği” ifade edildi.
Raporda genel olarak Kıbrıs’ta iki toplumlu çözüm perspektifi vurgulanırken, AB’nin süreçte daha aktif rol üstlenmesi gerektiği belirtildi.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.





























Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar