
"Anlamlı bir ilerleme yok, hedefimiz sonuç almak ve güveni artırmak"
2 Şubat 2026
Güncelleme: 2 Şubat 2026
Görevdeki ilk 100 gününü kamuoyuyla paylaşan Cumhurbaşkanı Erhürman, Crans Montana’dan bu yana kayda değer bir gelişme yaşanmadığını vurgulayarak, 5+1 toplantılarının çözüm üretmeden önce Lefkoşa’da somut sonuçlarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, görevdeki ilk 100 gününü kamuoyuyla paylaşıyor.
Erhürman, Cumhurbaşkanlığı Beyaz Salon'da düzenlediği basın toplantısında, ilk olarak Kıbrıs konusundaki gelişmelere ilişkin açıklama yaptı.
Kıbrıs sorunuyla ilgili sürecin ne aşamada olduğunu aktarmak için; nereden gelindiğiyle başlamak gerektiğini belirten Erhürman, şunları kaydetti:
- "Resmî bir müzakere süreci yoktur. Seçim döneminde, bazı konuların Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) altında toplanabileceğini söyleyen açıklamalarım vardı. Bunlar Cenevre’de ya da New York’ta konuşulması gerekmeyen konulardır.
- 5+1 kaçacağımız bir toplantı değildir. Ancak belli sonuçlara Lefkoşa’da ulaştıktan sonra 5+1’e gitmek gerektiğini söylemiştik. Bu kapsamda üç toplantı yapıldı.
- İlk toplantıda dört maddelik metodolojimizi ve ayrıca 10 yeni GYÖ’yü masaya koyduk. Bu dönemde Kayıp Şahıslar Komitesi’ni ziyaret ettik. Hellimin tesciliyle ilgili olarak Güney’in Bureau Veritas ile sözleşme konusu vardı. Metehan’daki geçişleri rahatlatmaya yönelik önerilerimiz oldu.
- Bu konularda 31 Ocak’ta sonuç alınacağı yönünde taahhüt vardı. Ancak Güney’deki gecikmeler nedeniyle süreç tamamlanamadı. Derinya ve Bostancı’da da çalışmalar başlamadı. Hellimle ilgili sözleşme imzalanmadı. U14’lerin maç yapması yönünde bir öneri vardı; bunun önünde bir engel olmadığı açıktı. Bu konuda siyasi bir amaç gütmediğimiz de ortadadır, ancak bu öneri de kabul görmedi.
- Bunlar için 5+1’e gerek olmadığını seçim öncesinde söylemiştim. Holguin’in açıklaması da bizim söylediklerimizle örtüşmüştür.
- Crans Montana’dan bu yana sekiz yıl geçti ve anlamlı denilebilecek bir gelişme olmadı. Holguin’in gelişi sonrasında da böyle bir ilerleme yaşanmadı.
- 21 Aralık açıklaması —ben buna 'delikten bakma ritüeli' diyorum— gibi gelişmeler oldu; 31 Ocak’a kadar hâlâ tamamlanmamış işler de buna dahildir.
- Temel hedefimiz sonuç almak ve güveni artırmaktır. Dört maddelik öneri de bu temel hedefe yöneliktir. Maalesef bu dört madde (seyrüsefer ve hellim örnekleri) dışında herhangi bir konuda ilerleme sağlandığını aktaramadım.
- Metodolojimizde ilkesel açıklamalar yapıyoruz.
- Dönüşümlü başkanlık meselesinde, sürenin iki yıl mı üç yıl mı olacağını şimdiden belirlemiyoruz. İki tarafın belli dönemlerde başkanlık edebilmesinin güvence altına alınmasını istiyoruz. Eğer farklı bir model olacaksa, en azından metodolojinin baştan belli olması gerekir; sonra esasa geçelim.
- Hayal kırıklığı ya da moral bozukluğu içinde değilim. Sekiz yıllık bir durgunluk döneminden söz ediyoruz.
- Seçilmemden sonra görüşme süreci devam ediyor ve edecek; ancak 'kırmızı çizgi' söylemi kullanmıyorum. Önerdiğimiz hususlar da Kıbrıslı Türk’ün 'alıp', Rum tarafının 'verdiği' konular değildir.
- Son toplantıda Hristodulidis beş madde sundu. Bunların içinde Erenköy de vardı. Bu konu New York’ta yoktu; yani oradan bile geri gidildi.
- Daha yalnızca üç ay geçti. Elbette bazı anlaşmazlık noktaları olacaktır. Ayrıca Rumların AB dönem başkanlığını yürüttüğü ve mayıs ayında seçim yapılacak bir dönemdeyiz.
- Türkiye ile istişareler bu dönemde de sürdürülmektedir. Bu ülkede çözüm istiyorsanız, iki lider ve üç garantör vardır. Onların da 'evet' diyeceği bir çözüm üretmek zorundasınız. Bu süreçte ayrıca, bunların dışındaki bölgesel devletlerle de istişare yürütmek gerekmektedir.
- Bu süreçte Mehmet Bey (Dana) ile birlikte dış temaslar da gerçekleştirdik; elçilerle yapılan görüşmeleri kastediyorum. Önerilerimizi sunuyoruz. Karma evliliklerden doğan çocukların yurttaşlık meselesini de gündeme getirdik.
- BM raporlarında iki önemli nokta öne çıkıyor. Birincisi, 5 Ocak’ta yayımlanan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Barış Gücü raporu. Raporda, tanınmaya yönelik kaygıların iş birliğinin önünde bir engel olmaması gerektiği vurgulanıyor. Bu çağrının muhatabının Türk liderlik olduğu açık.
- İkinci rapor ise 30 Ocak tarihli. Bu raporda, sosyo-ekonomik farkların daha da derinleştiği hatırlatılarak, bunun çözüm perspektifini zayıflattığına dikkat çekiliyor. Ayrıca ilave çabalar için güçlü bir çağrı yapılıyor ve bizimle temas kurulması isteniyor. Bunları da akılda tutmak gerektiğini düşünüyorum.
Cumhurbaşkanı Erhürman, 19 Ekim'de gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçiminde toplam 8 adayın yarıştığı seçimde oyların yüzde 62.76'sını alarak Cumhurbaşkanı seçilmişti. 20 Ekim'de mazbatasını alan, 24 Ekim'de ise Cumhuriyet Meclisi'nde yemin ederek resmen görevine başlayan Erhürman, aynı gün Cumhurbaşkanlığı binasında 5'inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'dan görevi devralmıştı.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.





























Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar