Ahsen Nur Kilitçioğlu'nun ölümüyle ilgili polis ve PGM aleyhine dava

Gazimağusa'da geçen yıl mayıs ayında Silver Beach sahilinde ölü bulunan Ahsen Nur Kilitçioğlu'nun ölümüyle ilgili, adli ölüm tahkikatının başlatılması ve etkin tahkikat yürütülmediği iddiasıyla polis ve PGM aleyhine dava dosyalandı.

Ahsen Nur Kilitçioğlu'nun ölümüyle ilgili polis ve PGM aleyhine dava

Gazimağusa'da geçen yıl Silver Beach sahilinde kayalıklar arasında ölü bulunan 26 yaşındaki Ahsen Nur Kilitçioğlu'nun ölümüyle ilgili bugün polis ve Polis Genel Müdürlüğü (PGM) aleyhine dava dosyalandı.

Dava, "adli ölüm tahkikatının başlatılması" ve "polisin etkin tahkikat yürütmediği" iddialarıyla Lefkoşa Kaza Mahkemesi Mahkeme Mukayyitliği'ne sunuldu.

Davanın dosyalanmasından önce, süreci ilk günden itibaren takip eden Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komitesi (TOCEK) Başkanı Ece Balcı ile ailenin avukatı Tacan Reynar, MYK Haber'e süreçle ilgili bilgi verdi.

Mahkeme önünde Kilitçioğlu'nun ailesi de hazır bulundu.

BALCI: TAHKİKAT TAMAMLANMADIĞI İÇİN DAVA YOLUNA GİTME KARARI ALDIK

TDP TOCEK Başkanı Ece Balcı, Kilitçioğlu'nun vefatının ardından olayın ilk gününden itibaren sürecin takipçisi olduklarını söyledi.

Süreç boyunca birçok sorun yaşadıklarını ifade eden Balcı, "Öncelikle poliste alınan ifadelerde ciddi sıkıntılar yaşadık. İfade alınması sırasında çeşitli zorluklarla karşılaştık. Ardından ne aileye ne de avukatlarına gerekli bilgiler verildi." dedi.

Kilitçioğlu'nun vefatının üzerinden 1,5 yıl geçmesine rağmen Polis Genel Müdürlüğü'nden herhangi bir sonuç alınmadığını ifade eden Balcı, "Bu nedenle bugün mücadelemize devam ediyoruz. Tahkikat tamamlanmadığı için dava yoluna gitme kararı aldık." diye konuştu.

REYNAR: 1,5 YILIN ARDINDAN YENİ BİR DAVA SÜRECİ BAŞLATMA NİYETİYLE DAVAMIZI DOSYALIYORUZ

Avukat Tacan Reynar ise Kilitçioğlu'nun vefatının ardından yaptıkları girişimler sonucunda polisin bir "tahkikat başlattığı" yönünde bilgi aldıklarını ve ardından kısa bir açıklama yapıldığını anımsattı.Reynar, söz konusu açıklamada olayın "intihar" olduğu yönünde bilgi verildiğini hatırlattı.

Ailenin ve kendilerinin gösterdiği tepkinin ardından polisten "tahkikatın devam ettiği" bilgisine ulaştıklarını belirten Reynar, şöyle devam etti:

"Aileyle birlikte gittiğimizde ifade vermeye çalışırken yaşadığımız zorlukları ve sıkıntıları daha önce de medyayla paylaşmıştık. Biz ciddi sıkıntılı bir süreç yaşadık. Halen maalesef bugüne kadar yapmış olduğumuz tüm girişimlere rağmen hakikatin ortaya çıkarılması noktasında bir sonuç alınmadığını görüyoruz."

"Halen Savcılığa yapmış olduğumuz dilekçeye bir yanıt alabilmiş değiliz. Halen adli ölüm tahkikat dosyası tamamlanabilmiş değil. Buna ilişkin olarak yargı süreci de başlamış değil." diyen Reynar, şöyle devam etti:

"Biz bugün, yaklaşık 1,5 yılın ardından yeni bir dava süreci başlatma niyetiyle davamızı dosyalıyoruz. Açacağımız dava, adli ölüm tahkikatını biraz daha zorlamak ve bu sürecin başlatılmasını sağlamak amacıyla, etkin bir tahkikat yürütülmediği iddiasına dayanıyor. Bu kapsamda ihmal iddialarımız olacak. Davamızı polis aleyhine ve Polis Genel Müdürlüğü aleyhine açıyoruz. Bu sürece bu şekilde devam edeceğiz. Mücadelemiz de aynı şekilde devam edecek."


NE OLMUŞTU?

Ahsen Nur Kilitçioğlu, 30 Mayıs 2025 tarihinde Gazimağusa'daki Silver Beach sahilinin yaklaşık bir kilometre kuzeyinde, deniz içerisinde saat 09.30'da bulunmuştu.

31 Mayıs 2025 tarihinde polis tarafından Kilitçioğlu'nun otopsi sonucu açıklanmış ve ölüm sebebinin "beyin kanaması" ve "suda boğulma" olduğu tespit edilmişti.

10 Haziran 2026'da Kilitçioğlu'nun ailesi ve yakınları, kızlarının "cinayet" sonucu öldüğünü ve "şüphelinin halen polis olarak görevine devam eden erkek arkadaşı olduğunu" iddia ederek, soruşturmanın etkin yürütülmesi talebiyle Lefkoşa'daki Polis Genel Müdürlüğü (PGM) önünde basın açıklaması yapmış ve dilekçe sunmuştu.

PGM önünde konuşan aile avukatı Tacan Reynar, Ahsen'in telefonunun bulunmadığını ve ailesinden ifade alınmadığını belirterek, "Gazimağusa Polis Müdürlüğü'nde güven kaybı olduğunu" ileri sürmüştü.

Reynar, Ahsen'in erkek arkadaşının polis olduğunu ve halen görevine devam ettiğini belirterek, ilgili şahsın da soruşturmaya dahil edilmesini istediklerini ve bu nedenle PGM'ye dilekçe sunduklarını söylemişti.

Aynı gün, yine aynı noktada Kilitçioğlu'nun annesi MYK Haber'e konuşmuş ve "kızının ölümünden polis olan erkek arkadaşını sorumlu" tutmuştu.

PGM: OLAYIN CİNAYET OLDUĞU VEYA HERHANGİ BİR KİŞİ TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLDİĞİNE DAİR BULGU YOK

Polis Genel Müdürlüğü (PGM), ailenin iddiaları ve basında çıkan haberler üzerine konuyla ilgili 11 Haziran tarihinde yazılı açıklama yapmıştı.

Açıklamada, yapılan incelemeler neticesinde olayın cinayet olduğu veya herhangi bir kişi tarafından gerçekleştirildiğine dair bulgu ve şahadetin mevcut olmadığı belirtilmişti.

KİLİTÇİOĞLU'NUN ÖLÜM NEDENİ "BEYİN KANAMASI" VE "SUDA BOĞULMA"

Açıklamada, "Kilitçioğlu'na 31 Mayıs'ta Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde yapılan otopside; vücutta kesici-delici alet yarası, boğma izi veya kişinin kontrol altında tutulduğunu gösterecek herhangi bir bulguya rastlanmadığı; alın, burun, elmacık kemikleri ve çenede taş veya kayalara çarpma sonucu oluşabilecek sıyrıklar bulunduğu; diz kapaklarında düşme veya sert cisimlere çarpma izleri belirlendiği; beyin yüzeyinde az miktarda kanama tespit edildiği; akciğerler, soluk borusu ve burun çevresinde canlıyken suda boğulmayı gösteren köpükler saptandığı; olay yerinde ise kaygan kaya plakalarının bulunduğunun kayda geçirildiği" belirtilmişti. Ayrıca, bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde, Kilitçioğlu'nun ölüm nedeninin "beyin kanaması" ve "suda boğulma" olduğu ifade edilmişti.

"KİLİTÇİOĞLU OLAY MAHALLİNE YALNIZ GELDİ"

Açıklamanın devamında, olay günü ve sonrasında yapılan incelemelerde, Kilitçioğlu'nun cansız bedeninin bulunduğu noktadan 147 metre uzaklıkta kendisine ait bir kamp sandalyesi, örtü ve kıyafetlerin bulunduğu; aracının ise eşyaların bulunduğu yerin yaklaşık 1 kilometre güneyindeki toprak park alanında kilitli halde tespit edildiği belirtilmişti.

İncelenen kamera görüntüleriyle ilgili de bilgi verilen açıklamada, "kamera kayıtlarında Kilitçioğlu'nun olay mahalline yalnız geldiğinin görüldüğü" ifade edilmişti.

Farklı tarihlerde denizde ve karada yapılan aramalarda, Kilitçioğlu'nun cep telefonu, araç kontak anahtarı ve elektronik sigarasının bulunamadığı bildirilen açıklamada, olay yerinde yalnızca Kilitçioğlu'na ait çıplak ayak izlerinin tespit edildiği, başka bir şüpheliye dair herhangi bir ize rastlanmadığı da kaydedilmişti.

Açıklamanın devamında, olaya ilişkin "410 sayfalık telefon görüşmesinin incelendiği, H.A. (polis memuru) da dahil olmak üzere 19 kişiden yazılı ifade alındığı ve 50'den fazla kişinin bilgisine başvurulduğu; ayrıca 120 kameradan elde edilen 1.800 saatlik görüntünün yaklaşık 600 saatinin incelendiği" belirtilmişti.

"SORUŞTURMA TİTİZLİKLE DEVAM EDİYOR"

Polis Genel Müdürlüğü'nün her olayda olduğu gibi bu olayda da bilimsel gerçeklerden uzak, spekülatif ve araştırmaya dayanmayan bulgu ve yorumlarla hareket etmek yerine, alanında uzman kişiler ile profesyonel polis mensupları tarafından gerçek ve bilimsel veriler ışığında, tarafsızlık ilkesine bağlı kalarak yasalar çerçevesinde soruşturmayı titizlikle yürüttüğü ifade edilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verilmişti:

"Sonuç olarak; gerek otopsi raporu, gerekse konusunda uzman polis mensupları tarafından yapılan soruşturma kapsamında, iddia edildiği gibi olayın cinayet olduğunu doğrular şekilde bir tespit mümkün olmamakla birlikte soruşturma titizlikle halen devam etmektedir."

AHSEN'İN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ AİLENİN SORUMLU TUTTUĞU POLİS TERFİ ALMIŞTI

19 Haziran'da ise Kilitçioğlu, cansız bedeninin bulunduğu noktada ailesi ve sevenlerinin katılımıyla anılmıştı.

Aynı gün, ailenin kızının ölümünden sorumlu tuttuğu polis memuru H.A., müfettiş muavinliğine terfi ettirilmişti.

Soruşturmanın "etkin" şekilde sürdürülebilmesi taleplerini duyurmaya devam eden aile, 7 Temmuz'da bu kez Gazimağusa'da bir eylem düzenlemişti. "Adalet" talebiyle bir araya gelen kalabalık, Gazimağusa Polis Müdürlüğü'ne yürüyerek polisin sürece dair tutumunu eleştirmişti.

Aileyi temsil eden avukatlar Cansu Nazlı ve Tacan Reynar, soruşturma sürecinde karşılaştıkları zorluklara ilişkin yaptıkları ortak açıklamada; tahkikat memurunun kim olduğunun açıklanmadığını, bağımsız tahkikat memuru atanması taleplerine yanıt verilmediğini, Bilgi Edinme Yasası kapsamında yaptıkları başvuruların reddedildiğini, avukatlara soruşturmaya dair hukuki bilgi verilmediğini, aile ve yakınlarının ifadelerinin avukat eşliğinde alınmadığını ve etkin bir soruşturma yürütülmediğini dile getirmişti.

BABA YILDIRIM: POLİS, AHSEN'E DEFALARCA ŞİDDET UYGULADI… ŞİKAYETİ ALINMADI

Kilitçioğlu'nun babası Haluk Yıldırım, kızının birinci ölüm yıl dönümünde mezarı başında MYK Haber'e konuşmuştu.

Yıldırım, "Ahsen'in hayatını kaybetmesinin ardından, polis olan erkek arkadaşının kızına fiziksel şiddet uyguladığını" öğrendiklerini iddia etmişti. "Polisin Ahsen'e defalarca şiddet uyguladıktan sonra kendisini Çanakkale Gölü'ne bıraktığını ve Ahsen'in darp raporu olmasına rağmen polis müdürlüğünde şikayetinin alınmadığını" savunan Yıldırım, kızının şikayette bulunmasının da engellendiğini öne sürmüştü.

Baba Yıldırım, "darp olayının yaşandığı dönemde Ahsen ve bir arkadaşının Lefkoşa Polis Müdürlüğü'ne başvurduğunu, ancak erkek arkadaşı olan polis ile müdürlükteki diğer polislerin müdahaleleri sonucu şikayetten vazgeçmek zorunda kaldıklarını" da iddia etmişti.

"KIZIMIN ARDINDAN NE ERKEK ARKADAŞI NE DE AİLESİ BAŞSAĞLIĞI DİLEDİ"

Yıldırım, kızının vefatının ardından ne erkek arkadaşının ne de polis ailesinin kendilerine başsağlığı dilemediğini de söylemişti.

"POLİS, AHSEN'DEN ÖNCEKİ SEVGİLİSİNİ DÖVÜP SİLAHLA TEHDİT ETTİ"

Ayrıca Yıldırım, "bahsi geçen polisin Ahsen'den önceki sevgilisine de fiziksel şiddet uyguladığını, hatta kafasına tabanca dayayarak tehdit ettiğini" iddia etmişti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İLGİLİ HABERLER


Yorum Yap

Tüm Yorumlar

İlginizi Çekebilir